Çocuğunuza Paylaşmayı Öğretmenin bir önemi var mı?

Çocuğunuza Paylaşmayı Öğretmenin bir önemi var mı?

Yaptığının karşı taraftaki izini aramak, çocukluktaki ilk oyun dönemi paylaşımlarının yansımasıdır.

Çocuklar, özellikle küçük çocuklar paylaşmakta güçlük çekiyorlar. Bu, gelişim sürecinin normal bir parçasıdır aslında. Bunu bilmek ve kabul etmek, çocuğunuzun cömert bir kişi olması için büyümesine yardımcı olan ilk adım olacaktır. İşte bu hoşnut olmayan küçük zihin içinde olan bitenlerin bir özetini ifade etmektedir.

Bencillik paylaşmadan önce gelir mi? : Sahip olma gücü, çocuğun artan farkındalığının doğal bir parçası olmaktadır. İkinci ve üçüncü yıllarda, çocuğun birliği ayrılığa düştükçe, bu küçük insan anneden ayrı bir kimlik kurmaya çalışır elbette. “Ben kendim yaparım!” Ve “benimkinde!” Çocuğu yürümeye başlayan gazetede başlıkları gibidir. Aslında ağzından çıkacak ilk kelimelerden biri BEN kelimesi olmaktadır. Büyüyen çocuk, kişilere olduğu kadar varlıklara da bağlar geliştirmektedir. Güçlü bağlar oluşturma kabiliyeti, duygusal açıdan sağlıklı bir insan olunabilmesi için önemlidir. Bir yaşındaki annesini paylaşmakta güçlük çekiyor; İki yaşındaki oyuncak bebek paylaşmada güçlük çekiyor. Bazı çocuklar, oyuncağa o kadar bağlanırlar ki perişan olmuş eski oyuncak bebek çocuğun kendisinin bir parçası oluvermektedir. Kendisinin resmini çizmek istediğinde, sanki vücudunun bir parçası gibi çizecektir. Çocuğunuzu bu bebeği her hangi bir oyun arkadaşıyla paylaşmaya ikna edebildiğinizi düşünüyor musunuz?

Bir çocuğun gelişimini ne zaman beklemeli? : Gerçek paylaşım, empati, başkalarının zihnine girme ve bakış açılarından farklılıkları görme imkânı sağlar. Çocuklar, altı yaşına kadar nadiren gerçek empati yeteneğine sahiptirler. Onlar ne zaman izin verirlerse o zaman paylaşıyorlar. Paylaşmayı kabul etmek için iki veya iki den daha az sayıda çocuğun olmasını beklerler. İki yaşın altındaki çocuklar paralel oyuna girip birlikte oynarlar. Kendileri ve sahip oldukları ile ilgileniyorlar ve diğer çocuğun ne istediğini veya hissettiğini düşünmüyorlar. Ancak, yönlendirici ve cömertlik göz önüne alındığında, bencil iki yaşındaki, cömert üç yada dört yaşında olabilir. Çocuklar birbirleriyle oynamaya ve oyunlarında işbirliği yapmaya başladıkça, paylaşma değerini görmeye başlarlar.

Çocuğunuz paylaşmayı kapattıysa, diğer çocukların onunla oynamak istemeyeceğini öğrenecektir.

Bir çocuğu paylaşmaya zorlamak doğru olur mu? : Bunun yerine, çocuğunuzu paylaşmak isteyen tutum ve ortam oluşturun. Bir çocuğa, biriktirmesi yıllar almış değerli bir koleksiyonunu paylaşmayı teşvik ederken ve model oluştururken çocukların mülklerine sahiplik yaptığına saygı gösterin. Daha sonra, çocuğunuzun bir grup oyununda nasıl faaliyet gösterdiğini izleyin, çocuğunuz ve onun için ne gibi bir rehberliğe ihtiyaç duyacağınız hakkında çok şey öğreneceksiniz. Çocuğunuz paylaşmayı kapattıysa, diğer çocukların onunla oynamak istemeyeceğini öğrenecektir. Eğer her zaman kurban rolünde olursa, “hayır” diyerek kendi gücünü öğrenmesi gerekir.

Bağlanmanın yararı var mı? : Bir çocuk ona verilse oda verir. İlk iki yıl boyunca ebeveynliği alan çocukların, iki nedenden ötürü önümüzdeki yıllarda çocuklarla paylaşma ihtimalinin daha yüksek olduğunu söylenebilir. Cömertliğin alıcı ucunda olan çocuklar, verdikleri modeli takip eder ve kendileri cömert kişiler haline gelir. Ayrıca, doğru hissedecek bir çocuğun paylaşma olasılığı da yüksektir. Bir bağlanma ebeveynli çocuğun güvenli bir benlik imajına sahip olma olasılığı daha yüksektir. Öz-değerini doğrulamak için daha az şey ihtiyacı duyar. Bu çocuklar annenin eline bir battaniyeye yapışmaktan daha çok değer verirler.

Çocuğunuza paylaşmayı öğrettiğiniz de model cömertliği olur mu? : Birisi “oyuncaklardan” birini ödünç almak isterse, bunu öğretilebilir bir an yapın: “Annem yemek kitaplarını arkadaşıyla paylaşıyor”, sende oyuncaklarını paylaşıyor musun? Çocuklarınızla paylaşın: “Patlamış mısırı paylaşıyor musunuz?”, “Gelin yanımıza sizin için de yer açacağız”. Özellikle yaşları birbirine çok yakın çocuklarınız varsa, her birine tüm zaman yetecek kadar çok değil. İki çocuğun yüzde yüzü bir anne veya babaya sahip olamaz ki. Zamanınızı iyi bölmek için elinizden gelenin en iyisini yapın. Çocuklarına, diğer faktörlerin günlük hayatta oynanacağını öğretirken, olabildiğince eşit fırsat veren anne-baba olmaya çalışın.

“Paylaşımın normal bir yaşam şekli olduğu mesajını vermek ve paylaşmak neşe yaymaktır.

Oyun oynamanın etkisi var mı? : “Baba ile paylaş” onunla oyna. İki yaşındaki birini bir koltuk üzerine koyun ve dört yaşındaki diğer çocuğun oyuncak ve kişileri nasıl paylaşmasını öğrettiğini görürsünüz. “Her şeyinizi Paylaşın” oyun oynamak mümkündür. İki yaşındaki çiçeklerini, krakerlerini, kutularını ya da oyuncaklarını verin ve ona odadaki herkesle paylaşmalarını söyleyin: “Birini ağabeyine ver. Babaya bir tane ver. “Paylaşımın normal bir yaşam şekli olduğu mesajını vermek ve paylaşmak neşe yaymaktır.

Ne zaman giriş yapacağımız belli mi? : Çocukların paylaşım yapmalarını beklememekle birlikte, dönüşleri teşvik etmek için elimizden gelen her fırsatı kullanırız. Çocuğunuza ihtiyaçlarını arkadaşlarına nasıl iletebileceğini öğretin. “Ebrar arabayı sürmeyi bitirdiğinde, sen de binersin” gibi bir şey söyleyin. Ona ne zaman biteceğini sorun “veya” Elini kaldır, istediğini söyle ve bekle; Hazır olduğunda oyuncağı sana verecek. “Oyuncak paylaşımında bir sürtüşme başlayınca, acele etmeden müdahale etmek akıllıca olacaktır. Çocuklara kendi aralarında çalışmak için zaman ve mekan verin. Arkanıza yaslanın ve mücadeleyi izleyin. Grup dinamikleri doğru yönde ilerliyorsa ve çocuklar kendi aralarında sorun yaşıyorsa, bu duruma gözlemci kalın. Durum bozulursa müdahale edin.

Zaman paylaşımının önemli mi? : Çocuğunuz oyuncaklarını paylaşmakta sorun yaşarsa, oyuncağı yüksek bir rafın üzerine koyun ve oyuncağın paylaşmayı öğrenene kadar orada kalmasını kendisine açıklayın. Oyuncak kullanılmadığı için çocuklar bir süre ağlayabilirler ancak er ya da geç gerçekleşen, oyuncağı tamamen kısıtlamaktan çok paylaşmanın daha iyi olduğuna işaret ediyor olmasıdır. Herkesin kazanması için uzlaşmayı ve işbirliği yapmayı öğreneceklerdir.

İleri zamanlar için plan yapılmalı mı? : Çocuğunuz oyuncaklarını paylaşmakta sorun yaşarsa ve bir oyun arkadaşı yanına gelirse, oyun arkadaşının ebeveyninden çocuğu ile birlikte bir oyuncak göndermesini isteyin. Çocuklar, kendilerine yeni olan oyuncaklara direnemezler. Çocuğunuz yakında onun oyuncaklarını paylaşması gerektiğini fark edecektir ve elinde oyuncaklarla birlikte arkadaşlarıyla buluşacaktır. Veya, oyuncaklarını sizin paylaştığınız, Ancak, oyuncağını paylaşmayan bir çocuğun evine gidiyorsanız birlikte oyuncaklar götürün. Bazı çocuklar çok genç yaşta adalet duygusu geliştirmektedir. Çocuklarımızdan birisi, “paylaşmadığı için” bir arkadaşınızın evine gitmek istemez. Ona övgü ile öğretebilirsiniz.

 

Çocuklarımızdan birisi, “paylaşmadığı için” bir arkadaşınızın evine gitmek istemez. Ona övgü ile öğretebilirsiniz.

Çocuğunuza paylaşmayı öğretirken çocuğunuzun çıkarlarını korunmalı mı? : Çocuğunuz oyuncaklarına sarılırsa, bu bağlanmaya saygı gösterin ve yine de ona cömert davranmasını öğretin. Bir çocuğun bazı oyuncaklarla bencil olması ve başkaları ile cömert olması normal bir durumdur. Değerli oyuncağını koruyun. Eğer diğer çocuk onu ele geçirmeye kalkarsa onu alın. Günah keçisi siz olun. Çocuğunuzu paylaşmaya seve seve katılmasını sağlayın. Oyun başlamadan önce, çocuğunuzun hangi oyuncakları oyun arkadaşlarıyla paylaşacağını ve kimin kendisi için bırakmak ya da kendisi için ayırmak istediğini seçmesine yardımcı olun. Hakem rolünü oynamak zorunda kalabilirsiniz: Deniz için özel bu, doğum günü oyuncağı çünkü. Diğer oyuncaklarla Deniz bu oyuncağını paylaşmaya hazır olana kadar oynayabilirsiniz.

 

Çocuğunuza paylaşma fırsatı verilmeli mi? : Paylaşmayı teşvik etmek için Özlem, üç yaşındaki Duru Deniz’e “Lütfen çerezin bir kısmını Ebrar’a verirmisin” isteğiyle birlikte çerezden bir parça ona verdi. Duru Deniz için iyi bir uygulama ve onun modellemesi de iki yaşındaki Kağan’a bu durumda paylaşmayı öğretmesi oldu. Çoğu zaman, büyük çocukları model olarak kullanarak küçük çocuklarınıza değerler öğretebilirsiniz. Bu durumda hem öğretmen hem de öğrenci değerler üzerinde ders aldı ve Özlem, Duru Deniz’in istenen davranışa geldiği gördüğü için rahat bir nefes aldığını söylmeliyim.

You must be logged in to post a comment