İnsan Dostu Köpek ile Çocuk arasındaki sevgi, Anne sevgisine benzer mi?

İnsan Dostu Köpek ile Çocuk arasındaki sevgi, Anne sevgisine benzer mi?

Hem çocuklar hem hayvanlar karşılıksız sevgiyi biliyorlar ve yaşıyorlar.

Dünya genelinde bazı çalışmalar çoğumuzun zaten bildiklerimizi ve deneyimlerimizi doğrulamaktadır : Köpek sevgisi kıyaslanmasa da anne sevgisine son derece ortak bir noktada benzerlikler göstermektedir.

“Alloparenting”, ya da farklı türler için evlatlık “sahiplik” edinme ve onların bakımlarını üstlenmek süreci 32.000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Japonya ve Amerika da her ev halkının yaklaşık üçte ikisi evcil hayvanlara sahip olmaktadır ve bu ev hayvanlarının refahı “mutluluğu ve ihtiyaçları” için her yıl ortalama olarak 50 milyar Amerikan doları harcaması yapılmaktadır. Bu bir endüstriye dönüşmüş haldedir.

Massachuseetts Genel Hastanesi’nden bazı bilim araştırmacıları, “insan-hayvan bağının işlevsel nöroanatomisini anne-çocuk bağının işlevsel nöroanatomisini” doğrudan karşılaştırmaya çalıştılar. Bunu araştırmada deneyi yapmak için, kadınlar, bebekler ve köpekler ile ilgili fazlasıyla fotoğrafları incelediler; “Annelerin hem çocuğunun hem de köpeğin görüntülerini izlediklerinde, duygu, ödül, bağlılık, görsel işleme ve sosyal bilince sahip ortak bir beyin ağı ağında” bulunduğunu tespit ettiler.

Hayvanlar ile insanlar arasında her yönüyle benzerlikler vardır.

Ancak çocuklara ve köpeklere verilen beyin tepkisi tamamen aynı değildi elbette ki: Yüzleri işlemek için hayati önem taşıyan beynin bir alanı, bir çocuğun yüzüne kıyasla bir köpek resmi tarafından daha fazla faaliyete geçirilirken, orta beyinde bulunan kısımlar çocuklara karşı daha fazla aktifti. Ortak dilimizin eksikliği göz önüne alındığında, yüz ipuçları insan-köpek iletişiminde daha da önemli olabilir. Ve orta beyin bölgeleri insan-insan arasındaki çiftlerin oluşturulmasında bu hayati olabilir diyebiliriz.

Bu bulguları çoğaltmak için çok daha fazla araştırma yapılması gerekmesine rağmen, bizim için mantıklı ve güzel olan evcil hayvanlarla bu kadar önemli bağlara sahip olmamızdır.

Hayvanlar, birçok insanın kalbinde ve yaşamında özel bir yere sahiptirler. Klinik ve laboratuvar çalışmalarında evcil hayvanlarla etkileşime girmenin, insanların fiziksel, sosyal ve duygusal huzuruna ve mutluluğuna faydalı olabileceğine dair çok güçlü ve geçerli kanıtlar bulunmaktadır.

Bu çalışmalara benzer bazı çalışmalarda ise, oksitosin gibi çift bağlama ve anne bağına katılan nörohormon seviyelerinin evcil hayvanlarla etkileşime girdikten sonra arttığını ve yeni beyin görüntüleme teknolojilerinin, bu ilişkinin nörobiyolojik temelini anlamamıza yardımcı olduğuna yönelik bulguların bulunması heyecan verici bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

You must be logged in to post a comment