Oyun yerine Çalışma Hayatı içine düşen Çocukların hakları var mı?

Oyun yerine Çalışma Hayatı içine düşen Çocukların hakları var mı?

Çocukların yaptıkları çeşitli işler arasında önemli farklılıklar var. Kimileri zorlu ve ciddi emek gerektiriyor. Kimileri tehlikeli, hatta ahlaki açıdan kınanması gerekiyor. Çocuklar çalışırken çeşitli görevleri yerine getirirler ve çeşitli etkinlikler içinde yer alırlar.

Dünyada 170 milyonu aşkın çocuğun maalesef ki, çocuk işçiliği içinde sıkışıp kaldığı ve çoğunun tam zamanlı olarak çalıştığı tahmin edilmektedir.

Bugün dünya genelinde yaklaşık 220 milyonun üzerinde çocuk tam zamanlı olarak çalışıyor elbette ki. Okula gitmemektedir ve oyun oynamaları için çok az vakitleri veya hiç zamanları bulunmamaktadır. Çoğu doğru beslenmiyor veya iyi bir çocuk bakımı alamıyor. Çocuk olma şansları ellerinden alınmış durumdadır. Tehlikeli ortamlarda çalışma, kölelik veya diğer türlerde zorla çalıştırma biçimleri, uyuşturucu kaçakçılığı, dilencilik ve insanlık suçu olan fuhuş da dahil olmak üzere yasa dışı faaliyetlerde ve silahlı çatışmaya karıştırılmak gibi çocuk işçiliğinin yarısından çok daha fazlası en kötü biçimlere maruz kalmaktadır.

Bu konuda çalışan ILO, İşçi Standartları konusunda dünya çapında büyük çaba ve gayret göstermektedir. Bu standartlar için belirlenen başlıca amaçlarından biri olan “Uluslararası Çalışma Örgütü” 1919 yılında kurulmuş ve ilk iş olarak çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması olmuştur. Tarihsel olarak, çocuk işçiliğinin etkili bir şekilde ortadan kaldırılması amacına yönelik ILO’nun başlıca amacı, istihdama ya da çalışmaya kabul edilmek için asgari yaş sınırını somutlaştıran emek standartlarının benimsenmesi ve denetlenmesi olmuştur.

Ayrıca, 1919 yılından itibaren, asgari yaş standartlarının okullarla bağlantılı olması ilkesi, ILO’nun bu alandaki standart ortam geleneğinin bir parçası olmuştur. 138 sayılı Sözleşme, istihdama ilişkin asgari yaşın, zorunlu eğitimin tamamlanma yaşından daha az olmayacağını öngörmektedir.

ILO’nun 1999’da 182 numaralı Sözleşmeyi kabul etmesi, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması konusundaki küresel uzlaşmayı güçlendirmiştir. En kötü biçimleri kavramın öneminin önceliklerini belirlemeye destek olmaktadır. Anne Çocuk işçiliği sorununun çözümünde bir başlangıç noktası olarak kullanılabilir elbette. Bu konsept, aynı zamanda, çalışmaların çocukların yanı sıra yaptıkları işin etkisine de dikkat çekmeye yardımcı olmaktadır.

Uluslararası hukuk yasalarında yasaklanan çocuk emeği üç kategoriye ayrılmaktadır.

    1. Uluslararası olarak kölelik, ticaret, borç esareti ve diğer türlerde zorla çalıştırma biçimleri olarak tanımlanan çocuk emeğinin koşulsuz en kötü biçimleri, çocukların silahlı çatışma, fuhuş ve pornografi ve de yasadışı faaliyetlerde kullanılması için zorla askere alınması.
    2. Bu tür bir çalışma için belirtilen asgari yaşın altında “ulusal yasalar tarafından kabul edilmiş uluslararası standartlara uygun olarak tanımlanan” bir çocuğun yaptığı emek ve böylece çocuğun eğitimini ve tam gelişimini engelleyecektir.
    3. Bir çocuğun fiziksel, zihinsel veya manevi esenliğini “rahatlığını” ya doğası nedeniyle ya da “tehlikeli iş” olarak bilinen koşullar nedeniyle tehlikeye düşen işler.

You must be logged in to post a comment